BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

1000′li Alıştırma

Otizmli çocuklarımızın dişdoktoru başta olmak üzere hastane ziyaretleri ve hatta berberde saçını kestirmesi bile aileler tarafından büyük sorun olarak yaşanmaktadır. Konuşma diliyle anlatmanın yeterli olmadığı bilindiğinden yeni bir yöntemle sorunun büyük oranda çözüldüğü ve kazanılmış davranışlar repertuarına kolay bir şekilde geçirebildiği görülüyor.

Herşeyden önce gidilecek yerde (hastane veya muayenehane) çocuğa ne yapılacağı konusunda önce anababanın bilgi edinmesi gerekiyor. Ayrıca anababa çocuğunun, otizmin hangi konularında zorluk çektiğini anlattığında görüşmenin de daha verimli olduğu görülmektedir. Anababa çocuğuna, anladığı iletişim yoluyla (resim, fotoğraf, yazı, konuşma) neler yapılacağını anlatmalı. Hepimiz biliyoruz ki biz sakin olduğumuz zaman çocuğumuz sakin, sinirli olduğumuz zaman da çocuğumuz sinirli ve huzursuz oluyor. Bu nedenle anababaların doktor ya da herhangi bir ziyarette neler yapılacağı hakkında kesin bilgi edinip, belirsizlik yaşamaması gerektir. Yaşadığımız açıklık ve güven duygusu çocuğumuza da bulaşacaktır.

Tecrübeler en uygun anlatım zamanının 3 yaşına kadar olan çocuklarda bir gün önce veya aynı gün, 7 yaş civarında olanların ise bir hafta veya birkaç gün önce olduğunu gösteriyor. Bazı durumlarda, ziyaret edilecek muayenehanenin önceden sadece “görmek” amacıyla ziyaret edilmesi iyi sonuç vermektedir. Muayenehanenin ve doktorun çekilmiş fotoğrafı üzerinde konuşmak da yararlı olmaktadır. Sosyal öyküler yazılıp, üzerinde çalışılmalıdır.

Bireysel şemaya işlenen şöyle bir örnekle bir hafta öncesinden çalışmaya başlanabilir:

* Ben, Ayşe, bir hafta sonra dişdoktoruma gideceğim.

* Dişlerimin çürümesini istemiyorum.

* Güzel de görünmesini istiyorum.

* Tatlı ve şekeri çok seviyorum ve şekerin dişleri çürüttüğünü söylüyor annem. Dişlerimin çürüyüp çürümediğinin kontrol edilmesi gerek.

* Çürüyen dişlerin dolgu yapılması ve bazen de çok çürüyen dişlerin çekilmesi gerekir.

* Bu hale gelmeden önce doktor kontrol sık sık kontrol ederse, ağzım hiç acımaz. Kontrol edilebilmesi için dişdoktorunun koltuğunda otururken dişlerimi doktora göstermem lazım.

* Doktorun dişlerimi görebilmesi için ağzımı kocaman açmalıyım.

* Yakında doktora gideceğim ve ben “Ayşe” doktorda ağzımı açıp dişlerimi doktora göstermeye söz veriyorum.

* Eğer unutur da ağzımı açmaz ve dişlerimi göstermezsem annem bana yazdığımız bu yazıyı hatırlatacak ve gösterecek.

Altına da çocuğa imza olarak ismi yazdırılır veya bir sembol çizdirilir. Ayrıca muayene sırasında neler yapılacağı üzerinde de gene çocuğun hali hazırda kullandığı iletişim yolu ile açıklama yapılması iyi sonuç vermektedir. Buna benzer öyküler her türlü ziyaret için yazılabilir. Yazabilen çocuk kendi yazar. Resimle iletişim kuran büyük çocuğa ve yazı seviyesine gelmemiş olan çocuğa resimle veya fotoğrafla sosyal öykü düzenlenir.

Yazı seviyesinde olan çocuğa neden yazacağız, sadece sözle anlatmak yetmiyor mu? Bu sorunun cevabı: çocuklarımıza görsel olarak anlatmak, görsel komutlar vermek ve davranışın bu yoldan yerleşmesine çalışmaktır. Amacımız çocuğa doktor ve hastane ziyareti alışkanlığını yerleştirmektir. Sosyal öykü çocuğun bireysel şemasına 1-1 çalışmalara konur ve okulda öğretmen, evde anababa bu öyküler üzerinde konuşur.

Eğer çocuğa alet kullanarak (elektrod) bir muayene yapılacaksa, doktordan rica edilip bunlar eve alınır ve evde çocukla alıştırmalar yapılır. Çocuğa kendi oyuncak ayısı ya da anababası üzerinde deneme yaptırılır. Gene bu çalışmalar da 1-1 çalışmalarıyla şemaya konur. Doktor ziyaretinden sonra gene çocuğun iletişim yoluyla, muayenede yapılanlar üzerinde şemaya işlenerek diyalog kurulması yararlı olur.

Diyelim ki çocuğunu dişdoktoruna götüreceksiniz ve genelde olan çocuğunuzun elini kolunu ve bacaklarını sımsıkı tutarak ya da uyutarak tedavi yapılıyor. İsveçli psikolog Vivi-Ann Olsson bulduğu yöntemle otizmli çocukların bu zorluğu atlatmasını sağlıyor. Bunun için de şöyle yapılıyor:

Muayenehanenin kapısının resmi ve oturulan koltuğun resmi anababaya veriliyor ve bunlar çocuğun ziyareti yapacağı gün, bireysel şemasına yerleştiriliyor.

Yapılan şemayı çocuk beraberinde götürüyor.

Selamlaşma ve gereksiz konuşmalardan kaçınılıyor. Bütün enerji ve dikkat sakin ve güven verici bir ortam yaratmaya yoğunlaştırılıyor.

Çocuğun sağlığı hakkındaki konuşmalar ya telefon ile ya da çocuk yanlarında olmadığı zaman yapılıyor.

Doktor ziyareti kısa olmak üzere aynı günde 5 ila 10 defada yapılıyor ve şemaya aynı sayıda dişdoktoru ziyaretini anlatan sembol yerleştiriliyor. Aralarda şemaya mola işleniyor ve çocuk bekleme odasında moladaki belirtilen etkinliklerini sürdürüyor.

Konuşmalar belli komutlarla sürdürülüyor.

Çocuğun yorulma sınırına gelmeden tedavi bırakılıp, ödül veriliyor ve hemen tedavilerin arasındaki molaya geçiliyor. (Örneğin ilk oturuşta çocuğun sadece ağzını açıp dişlerini göstermesi yetebilir ve hemen birinci molaya geçilebilir.)

Verilen araların süresi önceden kararlaştırılıyor. (Anababa çocuğunun ne kadar süre mola ihtiyacı olduğunu bilir ve buna göre ayarlar.)

Çocuğun şemasına molalarda da ne yapacağı işlenir. Örneğin şemada 5 kez mola varsa, çocuğun ilgi duyduğu 5 ayrı etkinlik şemaya işlenir ve etkinliklerin malzemeleri de yanında götürülür.

Normal gelişim içindeki çocuklarımız birşeyi birkaç kez yaptıktan sonra kendiliğinden öğrenmeye alır. Doktor ya da berber ziyaretininde kendinden bekleneni bilir. Otizmli çocuklarımızda böyle kendiliğinden bir öğrenme göremediğimiz için herşeyde olduğu gibi bu tür ziyaretleri öğrenebilmeyi de dışarıdan enjekte etmek zorundayız. Aynı gün içinde yapılan doktor ziyaretini parçalara ayırarak verdiğimiz zaman otizmli çocuğumuz enerjisini tüketmiyor. Kısa aralıklarla tedaviye tekrar dönüldüğü için alışma aynı günde, her seferinde kolaylaşarak ilerliyor ve diş tedavisi de yapılmış oluyor. Çevredeki herşey aynılığını koruduğu için (doktorun saç biçimine kadar) birkaç moladan sonra güven duygusu yerleşiyor.

Bu şekilde önce çocuğun şemasına işleyerek ve şemayı takip ederek yapılan 1000-li alıştırma ile otizmli çocuklarımızın da doktor ziyaretini kazanılmış davranışlar repertuarına aldığını görüyoruz. Şurası da muhakkak ki doktorun 1000-li alıştırma yöntemini bilip uygulama için istekli olması gerekir. Bu alıştırma yöntemi aklımıza gelen her ziyarette kullanılabilir. Anlayışlı bir berber çocuğumuzun saçını ilk ziyaretimizde belki berber koltuğuna 15 kez oturtup kaldırarak kesecek ama daha sonraki ziyaretlerde şemada molaları azaltarak 10 keze ve giderek 3-4 sonunda tek oturma ile saç kesilebilecektir. Amaç doktor ziyaretini veya saç kestirmeyi kazanılmış bir beceri haline getirmektir.

Şüphesiz özveri isteyen bir yöntem. Anababa; doktoru, dişdoktoru ya da berberi otizm ve çocuğun zorlukları konusunda aydınlatmak zorundadır. Bir ziyaret için 4 ya da 5 saat harcandığı için çok da zaman isteyen bir yöntemdir. Bir de (belki de en önemlisi) çocuğun şema kullanma alışkanlığının olması gerekir.

ŞEMA VE ÖNEMİ

Biz yetişkinler günümüzü zihnimizde planlarız. Kimimiz zihnindeki resimlerle, kimimiz yazı olarak, kimimiz ses duyarak ve hemen hemen hepimiz içkonuşmalarla yaşantımızı planlarız. Kendi kendimizle bir diyalog kurar ve zamanımızı planlamamıza göre kullanırız. Kendimize hatırlatmalarımız bile vardır. En basit hatırlatma olarak yüzüğümüzü bir başka parmağımıza geçirebildiğimiz gibi yoğun çalışan bir kişi isek cep takvimine rutin dışı yapacağımız bir etkinliği veya etkinlikleri yazar ve sık sık bakarak kendimize hatırlatır neyi, nasıl ve nerede yapacağımızı bilip herşeyin kontrol altında olmasıyla rahatlık ve güven duygusu yaşarız. Zaman zaman durup, neleri yaptığımızı ve yapılmayanların neler olduğunu sorgular ve akşam saat 19.00 daki toplantıyı zihnimizdeki şekil ile düşünürüz. İşte bu bizim şemamızdır ve zamanımızı kontrol altına aldığımızı hissettiğimiz zaman huzur duyarız. Hiç bir şey yapmak istemediğimiz tatil günleri herşeyi kendi haline bırakmamız bile zihnimizdeki görünmeyen şemada serbest zaman olarak planladığımız bir etkinlik olarak düşünebiliriz.

Otizmli kişiler de bildikleri davranışlarla bir rutin içine girerek, zihinlerindeki şemayı takip ederler. Zihnindeki şemasında sadece ve sadece rituel davranışları ve kendi kendine geliştirdiği streotip davranışları olabilir. Çocuk neyi biliyorsa onu yaparak ya da söyleyerek gününü görünmez şemasıyla takip eder.

Bizim dünyamızda, bizim sosyal kurallarımıza uygun bir davranış repertuarı oluşturmaları için otizmli çocuğa önce bizim görünür bir şema hazırlamamız gerekiyor. Hazırladığımız şema çocuğumuzla hali hazırda iletişim kurduğumuz dille olmalıdır. Şema, çocuğun becerileri ve alt yapısının olup da kısa bir süre sonra beceri haline gelecek davranışları üzerine hazırlanmalı. Kazanılmış beceri haline gelince de yeni “eli kulağında” dediğimiz beceriler üzerinde çalışılmalı. Önemli olan çocukla, çocuğun açık olduğu yoldan iletişimi kurmamız. Hiç konuşmayan ve açık olduğu iletişim yolu işaret yolu olan bir çocukla mutlaka önce işaret ile iletişim kurmalı ve aynı platformda olmayı becerebilmeliyiz. Şema ile çalışma becerisini kazanan çocuğa okulda ve evde 1-1 çalışmalarda öğretmen ve anababa çocuğa öğretmek istediği her beceriyi (konuşma-okuma-yazma) daha sonra çalışabilir. Ama öncelikle çocuğun açık olduğu iletişim yolunu bulmalı ve bu yolla şema kullanmayı rutin haline getirmeliyiz. Şema takip etmeyi rutin haline getiren çocuk 1-1 eğitimde artık kendinin eğitilmesine karşı direnç göstermeyecektir. İşte şemadaki bu 1-1 eğitim saatlerinde çocuğa öğretmen ve anababa paralel çalışmalarla yeni bir kelime veya işlev öğretebilecek ve eğitimi sürdürecektir. İletişim kurduğumuz ve öğrenme yolunu da gözlemlerimizle tespit ettiğimiz çocuğumuzun eğitimine başlayabiliriz.

Şemayı çocuğumuzun iletişim yoluyla kuruyoruz. (Şema, dili güzel kullanan çocuk için de geçerli. Çünkü şema kazanılmış becerilerin rutin olarak yerleşmesini ve bizim için istenmeyen dediğimiz davranışlardan uzaklaşılmasını sağlıyor.)

Şema çocuğun 24 saatini içermeli. Okula, özel eğitime, piyano dersine, çarşıya gidişler, evde olunduğu sürece ne yapılacağını çocuk, çok açık ve seçik bir şekilde şemaya bakınca anlamalı.

Beceriler yerleştikçe şema da değişmeli. Örneğin tuvalete gitme durumunda şemada önce tuvaleti yapmak, ellerini sabunla yıkamak, havluya kurulamak becerileri tek tek şemaya işlenirken beceri yerleşince sadece tuvalet resmi ya da yazı ile şemaya işlenir. Daha da sonraki adımda yani davranış otomatikleşince bu beceri kazanılmış olarak şemadan kaldırılır. Bir başka örnek: Akşamları sofrayı kurmaya yardım etmek, şemaya işlenebilir. Şemaya çocuğun masaya götüreceği herşey adedine kadar şemada hazır verilir. Çocuk sık sık şemaya giderek kontrol eder. Bu arada anababanın çocuğunun bağımsız bir yaşam kuracağını kısa ve uzun vadeli hedef olarak aldığını düşünüp, konuşarak müdahele etmemesi uygundur. Ayrıca çocuğun herşeyi masada nereye koyacağı açık olarak belli olmalıdır. Başlangıçta plastik beyaz bir masa örtüsüne tabağın, çatal-bıçak ve bardağın konulacağı yerleri çizmek gerekebilir. Bunlar da kazanılmış beceriler olunca, yani çocuk artık kendiliğinden yapmaya başlayınca, amacımıza ulaştığımızdan çizgileri giderek soluklaştırır ve sonunda kaybederiz. Masaya artık neleri ne kadar götürdüğünü öğrendiği için de şemaya sadece sofranın hazırlanmasını ifade eden sembol konur ve çocuk artık şemaya bakmadan sofrayı hazırlayınca da artık şemadan sofra kurma sembolu de kaldırılır.

Amacımız çocuğumuza hepimizin günlük hayattaki davranışlarını öğretmek. Bu davranışları öğretirken şema kullandığımız zaman görsel destek verdiğimiz için kısa zamanda verimli sonuç alıyoruz. Çocuğumuz kendi işini kendi görmeyi rutin haline getiriyor. Eğer kendi zihnindeki şema ile bırakırsak o zaman istenmeyen dediğimiz davranışların kolaylıkla ortaya çıktığını görüyoruz. Çocuk şemadaki bir etkinliği kendiliğinden yapmayı öğrenince, o etkinliği şemadan çıkarıyoruz. Sabahları yatağını yapmayı öğrenen çocuk ya da genç için artık davranış rutinleştiğinden şemadan çıkarıyoruz.

Önce çocuğumuzun 24 saatini parçalayıp, planlıyor ve koyduğumuz etkinliklerle davranışların yerleşmesini hedef alıyoruz. Bir bakıma tamamiyle çocuğumuzu sınırlayıp, kapatıyoruz. Çocuğumuz istediğimiz davranışları kazanınca da yavaş yavaş sınırları kaldırıyoruz ve sınırlar kalktıktan sonra çocuğumuzun bu davranışları sürdürdüğünü görüyoruz. Artık çocuğumuz zihninde kendi ilk yarattığı şema kayboluyor, yerine bizim dışarıdan aşılamamız sonucu edindiği şema zihnine yerleşiyor ve otomatik olarak çocuk zihnindeki yeni şemayı takip etmeye başlıyor.

Sevgili anababalarımız, seminer katılımcılarımız ve özel eğitimcilerimiz. Size özel eğitim ve üzerine kurulu felsefesi hakkındaki tüm bilgilerimi aktardım.

Oder Yayınlarından “Otizm, Özel Eğitim Rehberi” kitabımızla ve İzdüşümü yazılarımızla çocuğunuza/öğrencinize iyi bir eğitim hazırlayıp vereceğinize inanıyorum. Sevginiz, sabrınız ve hoşgörünüz ile birleşen bu bilgilerle bazen küçük bazen büyük adımlar atacağınıza eminim. Umutsuzluğa düştüğünüz zaman eski çizelgelerinizi çıkarıp kontrol etmenizi ve hatta eğer mümkünse çalışmalarınızı video kasetlerine çekip izlemenizi öneriyorum. O zaman çocuğunuza sevginiz, sabrınız ve hoşgörünüzle verdiğiniz emeğinizin boşa gitmediğini göreceksiniz.

Özel eğitim bilgilerini yaratıcı hayal gücünüzle her konuda kullanabilirsiniz. Bazen de kendimizi çocuğumuzun/ öğrencimizin yerine koyup çevremize ve hatta kendimizi izlemeyi unutmayalım. Onun gözüyle dünyayı görebiliyor muyum? Onun gibi duyabiliyor muyum? Onun gibi hissedebiliyor muyum? Onun gibi algılıyabiliyor muyum? Onun gibi yorumlayabiliyor muyum? Eğer bunları yapabilirsek çocuğumuzun dünyayı nasıl gördüğünü ve yorumladığını biraz olsun anlayabilirsek bu anlayışa göre hazırladığımız özel eğitimde başarı oranımız daha da artacaktır.

Tekrar buluşmak dileğiyle hepinize sevgi ve saygılar.

Selvi Borazancı Persson Ph.D
Özel Eğitimci

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam124
Toplam Ziyaret642505
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.75026.7773
Euro7.29397.3231
Hava Durumu
Saat