BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

Yağmur Çocuklar

1995 Yılından beri çocuk nörolojisi uzmanı olan Doç. Dr. Barış Korkmaz tarafından yazılan “Yağmur Çocuklar”, “otizm” hakkında bilgi veren özellikle de otizm tanısı konan hastalara sahip aileler için yazılmış fazla teknik olmayan 166 sayfalık bir kitaptır.

Kitabın ilk kısımlarında belirtildiği gibi Otizmin bu hastalığın dışında olan insanlar tarafından son yıllarda tanınması, ABD yapımı “Yağmur Adam” ve “Şifre Merküri” filmleri ile olmuştur. Filmleri seyredenlerin hatırlayacağı gibi, filmin kahramanları otistik tanısı konmuş son derece sevimli, “Yağmur Adam” da yetişkin, “Şifre Merküri”de bir çocuktur.

Otizm kelimesi ilk defa 1944 Amerikalı psikiyatrist Leo Kanner tarafından kullanılmıştır. “Kendi” anlamına gelen Latince “auto” kelimesinden türetilmiştir. Otistik tanısı konmuş kişilerin en temel özelliği kendi dışındaki kişiler ve dünya ile iletişim kuramamalarıdır. Kendi kurdukları dünyalarında yaşayan otistiklerin çevre ile iletişiminin geliştirilmesi tedavilerinin de temel amacını oluşturmaktadır.

Kitap, otizmin olası nedenleri, otizmin sendromları, otistiklerin günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlar, bunların çözümleri, ailelerin yaşadıkları, özürlülüğün tedavisi gibi alanları kapsamakta, son bölümlerde ise bu alanla ilgili gereki yurt içi ve yurt dışı adresleri, yayınları, ilaçlar ve istatiki bilgileri vermektedir.

Otizm, yaşamın ilk 3 yılı içinde ortaya çıkan ömür boyu devam eden bir özürlülük durumudur. En temel belirtileri arasında; toplumsal ilşkilerin gelişiminde bozukluk, sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk, zihinsel faaliyetlerde eksiklik ve ilgi alanlarının darlığı, belirli davranışların sürekli tekrarı, belli nesnelere karşı saplantı derecesinde bağlılık, ortam ve davranış değişiklerine karşı aşırı tepkiler bulunmaktadır. 

Otizmin çok geniş bir yelpazesi bulunmaktadır. Çok ağır durumlardan çok hafif belirtilerinin görüldüğü, zeka seviyesinin en uç noktadan en geri noktaya gittiği kişilerle karşılaşılmaktadır. İleri zekaya sahip otistikler belli bir alanda, örneğin bir müzik, matematik gibi alanlarda mükemmel performans göstermektedirler. 

Otizmin belirtilerinin yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkması nedeni ile diğer hastalıkların ve rahatsızlıkların özellikleri ve seyri ile karıştırılmasına sebep olmaktadır. Duymakta zorluk çeken bir çocuğun, iletişimini geliştirememesi veya geç konuşmaya başlaması, ailesini otizm korkusu ile endişeye sokabilmektedir.

Otizmin neden kaynaklandığı konusunda kesin bir sonuca ulaşılmış değildir. Nedenleri arasında, öncelikle genetik, kalıtsal olanlar, doğum öncesi gebelik sırasındaki oluşumlar ve doğum sırasında yaşanan olumsuz sürecin beyinde ve bedende bıraktığı hasarlar sayılmaktadır. İlk çocuklarına otizm tanısı konmuş ailelerin ikinci bir otistik çocuğa sahip olmaları ihtimali % 5, yani yirmi çocukta birdir. 

Olası nedenleri bu şekilde sayılan otizmin tedavisi de bu alanlara hitap eden uygulamaları içermektedir. Dolayısı ile otizmin tedavisinde de üzerinde karar kılınmış tek bir tedavi yöntemi ve kesin bir tedavisi henüz yoktur. Otizm, çocukluk dönemi ile sınırlı bir hastalık değildir. Tedavisinin ömür boyu sürmesi gerekmektedir. Olumlu sonuçlar zaman içersinde kaybolabilmekte veya çok uzun bir süre sonra ortaya çıkabilmektedir. Unutulmaması gereken en önemli nokta, otistiklerin normal bir iletişim kuramadıkları, neden-sonuç bağlantısını ve karmaşık, çok anlamlı sözlü ve sözsüz iletişimi çözemedikleri veya zorlandıklarıdır. Bir otistik, tedavi süresince görsel, işitsel ve duyumsal iletişimin birisine veya hepsine birden olumlu tepki verebilir. Sabır ve anlayış isteyen uzun ve zor bir süreci gerektiren tedavi bir ömür boyu sürebilmektedir.

Tedavi süresince ailelerin ve akrabaların da eğitilmesi gerekmektedir. Ailenin tedavi süresince alacağı sorumluk oldukça fazladır. Özellikle annenin yükü çok ağırdır. Bir önceki parağrafta belirtilen temel yaklaşımlar ışığında, hastalığın derecesine göre belki de hayat boyu gözetilmek zorunda olan bir otistik hasta, aile, çevre ve varsa uzman tedavi ekibi arasında oluşturulan anlayışlı ve sevecen dünyada yaşamak zorundadır. Toplumumuzun bu tür hastalara ve yakın çevresine karşı olan yaklaşımı son derece olumludur. Bu durum tedavi sürecini kolaylaştırmaktadır. 

Otizmin tedavisi, hastalığın şiddeti, süresi ve tedaviyi uygulayan ekip gibi unsurlara bağlı olarak çeşitlilik gösterebilmektedir. Tedaviler arasında; davranışcı yaklaşımı esas alan ve otistik çocukların uyumlarını ve becerilerini artırmak amacıyla yapılan eğitsel davranış terapileri, bazı durumlarda, özellikle de aşırı hareketlilik, saldırganlık, uykusuzluk gibi sorunlarda ilaç tedavisi, el-göz koordinasyonu gibi organlar arası uyumu ve beceriyi artımak için fizyoterapi, olumsuz davranışları destekleyen vücut kimyasını düzeltmek için diyet, vitamin terapisi, sanat ve müzik ile tedavi ve bilgisayar gibi yardımcı araç ve tekniklerle desteklenmiş tedaviler vardır. Kitapta, kullanılacak ilaçların da listesi verildiği için, yazar, ilaç kullanımının mutlaka uzman bir doktor gözetimi altında yapılmasını istemektedir.

Yazar, ayrınıtlı metabolik ve genetik testler dışında yurtdışı tedavinin, özellikle de bu konuda uzmanlaşmış merkezlerin dışında yapılması durumunda gereksiz olduğunu, Türkiye’de otizm alanında yeterli uzmanın bulunduğunu belirtmektedir.

Sonuç olarak kitap; “Yağmur Çocuklar” otizmin, çocukluk dönemi ile başlayan, kendisini, çocuğun çevresi ile iletişim kuramaması ve algılamadaki yetersizliği ile gösteren ve ömür boyu sürebilen bir hastalık olduğunu belirtmektedir. Hastalığın sebepleri konusunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, genlerdeki bozukluklar, gebelik ve doğum süreçlerindeki olumsuz gelişmeler olası sebepler olarak değerlendirilmektedir. Tedavisi ömür boyu sürebilen otizm, sabır, anlayış, ve de hastalığın şiddetine göre sürekli gözetim gibi aile ve çevresi için son derece zor olabilecek bir süreci gerektirmektedir. 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret65945878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.83577.8671
Euro9.38029.4178
Hava Durumu
Saat