BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

Otizmin Tarihçesi

Son yıllarda hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bazı kişiler otizmin modern kültürün bir hastalığı olduğunu ileri sürmektedirler. Otizmin tarih boyunca var olduğunu kanıtlayan birçok bulguya rastlanmaktadır. Özellikle çıkış kaynakları yüzyıllar öncesine dayanan bazı efsane, masal ve hikâyede söz edilen bazı kişilerin davranış örnekleri otizmle çok benzeşmektedir. Ayrıca hayvan inlerinde bulunan ve konuşamayan yabani çocukların varlığı tarih boyunca daima anlatılmıştır. Bu çocukların özellikleri anlatılırken adeta otistik bir çocuktan söz edilir.

Haslam, 1809 yılında, otistik bir erkek çocuktan söz eder ve bu çocuğun 1799 yılında Betlehem-Hospital’e nakledildiğini anlatır. Ayrıca Nürnberg çevresinde, 1816-1828 yılları arasında Kaspar Hauser adlı bir çocuğun, dört yaşından itibaren karanlık bir odaya hapsedilerek kimseyle görüşülmesine izin verilmemiştir. Kaspar Hauser’in de otistik olduğu iddia edilir. 1921 yılında John-Hopkins Kliniği’nde dört yaşlarında otistik bir çocuğun muayene edildiğini ve yabanıl çocukların aslında otistik çocuklar olduklarını belirten Bettelheim (1967), bu sonuca ulaşmasını, sadece otistik çocuklarla birlikte geçirdiği uzun yıllara bağlamayıp, “yabanıl çocuklar hakkında tutulan raporlar”a da dayandırmaktadır (Tufan, 2003).

Otizm, ilk kez Amerikalı psikiyatrist Leo Kanner tarafından 1943 yılında tanımlandı. Kanner, 11 çocukta gördüğü benzer özellikleri belirterek, “Erken Çocukluk Otizmi” (Early İnfantile Autism) adını verdi. Aynı tarihlerde (1944) Avusturyalı psikiyatrist Hans Asperger de bir grup çocukta gördüğü bazı davranışları tanımladı ve bu davranışları “Otistik Psikopati” olarak adlandırdı. Asperger, tanımlamayı savaş yıllarında ve Almanca yazdığı için uluslararası alanda fazla tanınmadı. Daha sonra yapılan araştırmalarda Kanner ile Asperger’in aynı hastalığı belirtikleri ortaya çıktı.

 Otizm, önceleri kişilik bozulmasından kaynaklanan çocukluk şizofrenisi veya çocukluk psikozu olarak kabul ediliyordu. Sonradan ruhsal hastalık olmadığı anlaşıldı.

 

 

Kategori

Asperger-Sendromu

Kanner-Sendromu

Engelliğin başlangıcı

2-3 yaş

Yaşamın ilk aylarında, 3 yaşından önce

İlişki kurma aksaklığı

Çevredeki insanlar, rahatsız edici birer unsur olarak algılanır ve göz temasından sakınırlar.

Çevredeki insanlar yokmuş gibi kabul edilir. Göz teması mümkündür ama bu çok kısa sürelidir.

Cinsiyet

Dil

Çocukların neredeyse tamamı erkektir (8:1). Çocuk çoğu kez konuşmaya erken başlar ve mükemmel bir konuşma yeteneğine sahip olur. Yürümeye başlamadan önce konuşmayı öğrenir.

Hem kız hem de erkek çocuklarda görülür, ama erkek çoğunluktadır (3:1). Konuşma yeteneği genellikle gecikmeli olarak başlar. Konuşmaya başlamadan önce yürümeyi öğrenir.

Motor beceriler

Beceriksizlik vardır ve motor becerilerinde geriliklere rastlanır.

Motor gelişiminde herhangi bir anormallik göze çarpmaz.

Zekâ

Orta ile ortanın üstü bir zekâ düzeyi, mükemmellik düzeyinde özel yetenekler; soyut düşünebilme yeteneği ve sembolleri anlama derecesi ortalamanın üstünde.

Çoğunlukla kısmi veya genel aksaklıklar; soyut düşünme ve sembolleri anlama düzeyi, genellikle ortalamanın altında.

Ailesel özellikler

Otistik yatkınlığı olan entelektüel bir baba.

Otistik yatkınlığı bulunan entelektüel bir anne ve baba.

Tahmin

Yetişkinlik çağına erişinceye kadar eksikliklere sahiptir.

Gençlik ve yetişkinlik çağına kadar kalıcı olur.

(Tablo 1) Asperger ve Kanner Sendromları’nın birbiriyle karşılaştırılmaları (Tufan, 2003).

 

 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam63
Toplam Ziyaret65923401
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84196.8693
Euro7.73027.7611
Hava Durumu
Saat