BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

Otizm ve Oyun

Küçük çocuklardan oluşan grup oyunlarında sık sık kavgalara tanıklık etmek mümkündür. Bu kavgalar çok kısa sürelidir. Kavganın hemen bitiminde tekrar arkadaş olup oyuna devam ederler. Arkadaşlık ilişkileri kavgalarla öğrenilir. Çocukluk kavgaları, çocukların birbirilerini tanımaları ve birbirileriyle geçinmeyi öğrenmeleri açısından gereklidir. Çocuklar oyun gruplarının etkisiyle farklı ve yeni davranış kalıpları kazanırlar. İçgüdüsel isteklerini dizginlemeyi, fedakârlık yapmayı, sabretmeyi, saygı duymayı, uyum sağlamayı ve bencil olmamayı bu yaşta oynadıkları oyunlarla öğrenirler. Bazı ana babalar, çocuklarının diğer çocuklarla sık sık kavga ettiklerini bahane ederek, grup oyunlarına girmelerini engellemekte ve çocuklarını bireysel oyunlara yönlendirmektedir. Çocukların grup oyunlarına katılmamaları, toplum içinde yaşama yeteneği bakımından gelişimlerinin eksik olacağını gösterir.

 

Bebeklik dönemi ( 0-1 yaş arası )

 

Şarkılar ve ninnileri dinlemekten hoşlanır.

Müziğin ritmine uygun hareket eder.

Büyüklerin mimiklerine olumlu tepkiler verir.

Kendisine atılan topu geri atar.

Ses çıkaran oyuncaklarla oynamayı sever.

Saklanma ve emekleyerek kaçma gibi oyunları başlatır.

 

1 - 2 yaş arası dönem

 

Oyuncaklarla işlevine uygun şekilde oynar.

Topla oynayabilir, nesneleri iç içe sokabilir.

Boş kutuların içine nesneleri atar.

Oyuncakları dizer ve eşyaları döndürür.

Evdekileri taklit etmeye başlar, hareketlerini yapmaya çabalar.

 

2 – 3 yaş arası dönem

 

Hâlâ tek başına oynamayı tercih eder.

Yanındaki arkadaşıyla oynamak istemez.

Yaşıtı olan arkadaşı, onun için bir arkadaş değil, oyuncaktır; onu tanımak için dokunur, saçını çeker ama onunla oynamaz.

Aynı odada arkadaşıyla ayrı ayrı oyunlar oynar ve aynı odada olmaktan hoşlanır, ama aralarında bir bağ yoktur.

Bencillik duygularından kurtulmadığı için, oyuncaklarını arkadaşıyla paylaşmak istemez.

Bu yaş çocuğu sembolik oyunlar oynar.

Annenin davranışlarını oyunla taklit eder.

Nesnelere canlı gözüyle bakar; onlarla konuşur, onları cezalandırır ve onlara küser.

Bebeğine annesinin kendisine davrandığı gibi davranır; yemek yemesi için ısrar eder, su içirmeye çalışır, tuvaletini yaptırır ve bebeğini uyutur.

 

3 – 4 yaş arası dönem

 

Ellerini yıkar, soyunur, giyinir, ev işlerinde annesine yardım eder.

Kalemi daha iyi tutarak, çember gibi bazı şekilleri bakarak çizebilir.

Küplerden çeşitli şekiller oluşturabilir.

Sembolik oyun süreci hâlâ devam eder.

Telefonla konuşur gibi yapar, okuyormuş gibi kitabın sayfalarını çevirir ve parmağını satırlar üzerinde gezdirir. Bebekleriyle konuşmasını sürdürür. Süpürgeyle atçılık oynar.

Evcilik oyunları bu dönemde oynanır.

Çocuğun arkadaşlık kurması ve arkadaşlık ilişkisi bu yaşta başlar, yani üç yaş, çocuğun bilinçli oyun oynamaya başladığı yaştır.

Bu dönemde grup oyunları oynayan çocuklar, rol dağılımı yaparlar.

Oyuncaklarını paylaşmayı öğrenerek özgeci bir karakter kazanır.

Evde öğrendiklerini grup oyunlarında pratiğe döker.

 

4 – 5 yaş arası dönem

 

 Oyun arkadaşını seçerken hemcinsi olmasına özen gösterir.

Dramatik oyunlara olan ilgisi oldukça yoğundur.

Hayali arkadaşları ve oyunları vardır.

Eline geçirdiği araç-gereçlerle yeni şeyler yaparak yaratıcılığını geliştirir.

Oyun sırasında bekleme anlayışı gelişmiştir.

Kurallı ve karmaşık oyunları oynayabilir.

 

5 – 6 yaş arası dönem

 

Çocuk, birçok beceri kazanmıştır.

Kare, daire ve üçgen gibi şekilleri kopya eder.

Bir çizgide geriye doğru gidebilir, sekebilir.

Küplerle basamaklar yapabilir.

Başladığı işi bitirmeden bırakmaz.

Kendi kendine yetecek bir duruma gelmiştir.

Sosyal olgunluğu artmıştır, kendinden emindir.

Şekilci ve uyumludur. Rahat, ciddi, dikkatli ve kararlıdır.

Arkadaşlık ilişkilerine önem verir; ama kendinden küçük çocuklarla oynamaz.

Evcil hayvanları korur ve onlarla oynamayı sever.

 

Otistik çocuklarda oyun

 

Otistik çocuklar, yaşıtları olan sağlıklı çocuklar gibi çevresinde bulunan canlı ve cansız nesnelere karşı ilgi duymaz. Normal gelişim gösteren çocuk, bir yaşından sonra nesnelerle işlevine uygun olarak oynayabilirken, bu durum otistik çocukta görülmez. Otistik çocuk, nesnelere daha çok takıntılı bir tarzda ilgi duyar. Bir oyuncakla, amaca uygun olmayan bir şekilde saatlerce oynayabilir. Örneğin, dolap kapısını defalarca açıp kapatır, ipi saatlerce sallayabilir.

Otistik çocuk, yaşıtlarına ilgi duymaz; onlarla etkileşimi ya yoktur ya da çok azdır. Bu nedenle sosyalleşmenin ilk temellerinin atıldığı grup oyunlarına ya katılmaz ya da pasif bir oyuncu pozisyonundadır. Sosyal oyunlar yerine yalnız oynamayı tercih eder. Sembolik oyun oynama becerisi oluşmaz. Taklit ve sembolik oyun becerileri yaşı ilerledikçe de pek gelişme göstermez; ancak yapılandırılmış ortamlarda sosyal ve sembolik oyunlar oynama becerileri kazandırılabilir.

Otistik çocuklara oyun oynatmanın temel amacı, sosyal ve iletişim becerilerini artırmak olmalıdır. Bu amaç doğrudan belirtilmez; çünkü uzun vadede kazandırılması hedeflenir. Kısa vadeli amaçlar her oyundan önce belirlenir.

Çocuğun ilgisi doğrultusunda ve taklit becerisine göre basit oyunlarla başlanılmalı, sonra giderek karmaşık oyunlara geçilmelidir. Aşağıda verilen oyunlar, çocuğun durumuna göre değiştirilerek oynatılabilir. Daha çok ve çeşitli oyun öğrenmek isteyen ana babalar ve eğitimciler, okul öncesi eğitim veren kurumlardan destek alabilir.

Bu oyunlar, oyun başlatmada ve oyunu sürdürmede yetersiz olan zihin engelli çocuklara da oynatılabilir. Çocuk, ilk başlarda grup oyunlarına katılmayı reddedebilir, oyunu bitirmeden kaçabilir, olumsuz davranışlar sergileyebilir; ancak ödül kullanılarak ve yapılandırılmış ortamda basit oyunlarla başlanırsa, belli bir süre sonra çocuk oyundan zevk almaya başlar ve bazen doğal ortamlarda bile oyunu kendisi başlatır. İlk zamanlarda somut ödüller, çocuğu oyuna alıştırmak amacıyla sık sık kullanılmalıdır; sonra somut ödüllerin yerini sosyal ödüller almalıdır. Çünkü çocuğun amacı ödül kazanmak değil, oyundan zevk almak olmalıdır. Çocuk, oyunu ödüle giden bir yol olarak görmemeli, onun için oyunun kendisi ödül olmalıdır.

Oyun oynama becerisinin kazandırılması için en çok ihtiyaç duyulan ipucu, model olmadır. Bu nedenle oyunlarda normal çocukların da bulunması yararlı olmaktadır.

Hayali oyunlar öğretilirken hayvan taklitleri yapması istenmelidir. Örneğin, “köpek gibi havla”, “kuş gibi öt”, “kuzu gibi mele”, “kedi gibi miyavla”, “araba gibi ses çıkar” vb yönergelerle ve yardımla hayali oyunlar oynatılabilir. Ayrıca, “haydi banyo yapalım”, “yemek yiyelim”, “elbise ütüleyelim”, “bebeğine yemek yedirelim”, “bebeğini uyutalım”, “kediye mama verelim” vb hayali oyunlar, minyatür oyuncaklarla karşılıklı olarak oynanabilir. Trencilik, hasta-doktor, hırsız-polis vb sembolik oyunlar da oldukça yararlıdır.

Aşağıdaki oyunlar için belli bir süre verilmedi; süre, çocukların oyunu sevme ve oyuna alışma durumuna (oyunla etkileşimlerine) göre eğitimci tarafından belirlenmelidir. Bazı oyun etkinliklerinde birden fazla oyun verilmiştir. Bunun amacı, aynı şeyleri çok fazla tekrar etmeden daha çok farklı oyunlar oynamasını sağlamaktır. Örneğin, top oyunlarıyla ilgili altı farklı oyun verilmiştir. Bu, bir günde veya bir etkinlik süresinde tamamı oynatılacak anlamına gelmez. Her bir oyun bir etkinlik süresinde oynatılmalıdır. İlk bir hafta birinci oyun oynatılırken, diğer hafta ikinci oyun oynatılabilir.  

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret642289
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.68576.7124
Euro7.22287.2518
Hava Durumu
Saat