BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

Bir Başka Anne

Ben Ecrin Bektik’in annesi Zeynep. Sizlere zor geçen son 7 yılımın kısa geçmişini anlatacağım.

 Stresli ve problemli geçen 8 aylık hamilelik 30.11.1995 tarihinde prematüre doğan bir kız çocuğuyla sona ermişti. Ama ben çevremdeki diğer anneler gibi çok mutlu değildim. İçimde sıkıntı ve tedirginlik vardı,sanki bir şeyler tamamlanmamıştı, bunu hissediyordum. 3. gün eve geldik. Bebeğin devamlı ağlaması, kusması bizi endişelendiriyordu ve şimdiden bizi yıpratmaya başlamıştı. Anne sütü almıyor, halen olduğu gibi giydirilmekten, dışarı çıkartılmaktan hoşlanmıyordu. 8 aylık olduğunda oturamıyor,kaykılıyordu. Çocuk doktorumuz bizi nöroloğa yönlendirdi,sadece 1-2 ay motor geriliği olduğunu, reflekslerinin kuvvetli olduğunu öğrendik, sevinmiştik. 10. ayında artık oturabilen kızım 1,5 yaşına geldiğinde sıralıyor fakat desteksiz yürüyemiyordu. Aynı doktora götürdük yine temiz raporuyla sevinerek evimize döndük.

 Bize ilk kez çocuk doktorumuz otizmden bahsetti. İlk defa duymuştum, nedir diye sorduğumda kendi dünyalarında fakat zeki olduklarını söyledi. Sonra araştırdım, kitaplar okudum, zaman zaman karamsarlığa düştüm, okudukça bu hastalığı çocuğuma yakıştıramıyordum, kondurmak istemiyordum. 20 aylık yürüyebilen kızım artık 2,5 yaşındaydı. Konunun uzmanı başka bir doktorla görüştüm, bizim ruh halimizi de düşünerek zannediyorum, otistik olmadığını, 2-3 senelik yoğun eğitimle yaşıtlarına ulaşabileceğini söyledi. Ama yine de bazı şeyler yolunda gitmiyordu. Bense kızımın bütün bunları aşacağını düşünerek sakin kalmaya çalışıyordum.

 Ecrin 4 yaşındayken bir doktordan net olarak otizm sözcüğünü duyduğumda bu defa şok geçirmedim. Çünkü sorunların farkındaydım, konduramıyordum sadece. Derken başka uzmanlarla görüştük, artık merak ettiğim konu zekasının ve otizminin ne düzeyde olduğuydu. Sonunda zekasının normal, otizmin derecesinin hafifin sonu, ortanın başı olduğunu duyduğumda yine de şükrettim. Ecrin bu arada 6 yaşına gelmişti ve 2 yaşındayken kullandığı cici, anne, baba gibi sözcükleri reddediyor, inadı artıyor, yaşam zorlaşıyordu.

 İçimdeki sıkıntı bazen çok artıyor, bazen biraz hafifliyor. Ne kadar kabullensem de bu yaşanan duygular çok ağır geliyor zaman zaman. Çünkü söz konusu olan evladınız. Düşünüyorum, keşke akranları gibi okula gitseydi ANNE deseydi. Ne yapalım bu da benim ve benim gibi annelerin kaderiymiş. Bir hikaye okumuştum; Şaşaalı ve görkemli İtalya ile mütevazi Hollanda. Bizlerin de böyle düşünerek çok güçlü ve her şeye rağmen mutlu olmamız gerekiyor.

 

Kaynak: otizm-autism.tr.

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam35
Toplam Ziyaret65926868
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.98237.0103
Euro8.26608.2991
Hava Durumu
Saat