BÜTÜN KONULAR
Üyelik Girişi
Site Haritası
Seminer Takvimi
YALNIZLIK ÜLKESİ

İşitme Engelliler

SAĞIR                  : İşitme kayıpları gerekli düzeltmelerden sonra, iyi işiten kulağındaki işitme kaybı 70 db. ve daha fazla olanlardır.

 

AĞIR İŞİTEN      : Gerekli düzeltmelerden sonra iyi işiten kulağındaki işitme kaybı 25-70 db. arasında olanlardır.

 

İŞİTME ENGELLİLERİN DAĞILIMI

                ABD'de 1/1000, İsveç'te 1/2000, İsrail'de 1/800, Türkiye'de ise 1/500 dür. Yani 500 çocuktan bir tanesinin işitme engelli olduğu saptanmıştır.

                1990 nüfus sayımına göre 0-18 yaş arası 27.000.000 Çocuk bulunmaktadır. Bunlar arasında işitme engelli çocuk sayısı 168.000 kadardır. Her yıl bu orana 6.700 çocuğun eklendiği görülmektedir. Bunlar arasında ileri derecede işitme kaybı olan çocuk sayısı da 4.573'tür.

 

İŞİTME ENGELİNİN NEDENLERİ

1- Akraba evliliği    %40

2- Enfeksiyon hastalıkları ( Menenjit, kızamık, ensefolit ve yüksek ateş )    %27

3- Obtoksik ilaç ( Kulağa zarar veren ilaçlar )    %4

4- Diğer sebepler    %26'dır.

 

DOĞUM ÖNCESİ : Hamileliğin ilk üç ayında bebek bir çok etkende olumsuz yönde etkilenmektedir. ( Röntgen gibi. )  Annenin geçirdiği hastalıklar, kızamıkçık, ( Alman kızamığı-Rubella ) bu durumda çocuğun özürlü olma olasılığı %50'dir. Ayrıca annenin geçirdiği kabakulak, yüksek ateş bebeği etkiler.

                Kullanılan ilaçlar da işitme kaybına yol açabilir. Örneğin Tüberküloz ilacı, Titromisin, Gentmisin, Aspirin, Otoksin'dir. Bunların yol açtığı işitme kayıplarında geri dönüş yoktur.  Eğer annede böbrek yetmezliği ya da yüksek tansiyon varsa bebeği de etkiler.

 

DOĞUM ANI       : Bebek en fazla 1,5-2 dakika oksijensiz kalabilir. Eğer bu durum fazla olursa bebek beyninde bir zedelenme olur. Doğum sırasında bebeğin başını tutarken aşırı baskı yapılması da işitme kaybına neden olabilir.

                Kan uyuşmazlığı; Kan içerisinde bulunan faktörlerin farklılaşması ile hızlı bir gen bozulması olur. Bu da bebekte işitme kaybına neden olmaktadır. Yine kan uyuşmazlığı sonucunda bebek ölebilir ya da sarılık geçirebilir. Fizyolojik sarılık 2-3 günde ortadan kalkar. Eğer kalkmazsa beyinde tahribat yaratır.

                Erken doğum, geç doğum, güç doğum, doğumu yaptıran doktor ya da ebenin yanlış işlemleri, oksijen yetersizliğine bağlı kanamalar doğum anı nedenlerinin başlarında gelir.

 

DOĞUM SONRASI : Doğumdan sonra bebeğin gelişimi, geçirebileceği hastalıklar, uğrayacağı bazı kazalar ve diğer bazı etkiler işitme özürü yaratabilir.

                Doğum anından itibaren bebeğin yakalanabileceği Kızıl, Kızamık, Menenjit, Boğmaca, Difteri, Kabakulak, Asefalit, Grip gibi mikroplu ve ateşli hastalıklar işitme özürü yaratabilir.

 

İşitme özrü kişiyi değişik yönlerden olumsuz olarak etkilemektedir. İşitme özrünün olumsuz etkisinin azaltılması ancak eğitimle mümkün olmaktadır. İşitme özürlülerin eğitimi değişik aşamalardan geçmiştir. Bu gün için mümkün olduğu kadar erken ve akranları arasında eğitilmesinin yararlı olacağı görüşü hakimdir. İşitme özüründe erken teşhisin amacı erken tedaviye başlamaktır. Bu da "0" yaştır.

 

PRATİK İŞİTME DUYARLILIĞI YOKLAMALARI

                İşitölçer işitme yoklamaları ve ölçmelerin yapılamadığı durumlarda öğretmenler pratik yollarla öğrencilerin duyarlılığı hakkında çok basit de olsa bir fikir edinebilirler.

                Öğrencilerden, işitme güçlüğü olanları saptamak için öğretmen, iki pratik deneyle kendi gözlemlerini birleştirerek bir takım çalışmalar yapabilir.

 

CEP SAATİYLE YOKLAMA :

Bu dengeyi yapabilmek için bir cep saati ya da kronometreyle, gürültüden uzak sessiz bir odaya gereksinme vardır.

                Öğretmen saati kendinin iyi işiten kulağına yaklaştırır. Saatin sesini duymaya başlayınca uzaklaştırmayı durdurur. Kulağıyla saat arasındaki mesafeyi ölçer. Bu uzaklık kaç cm. ise onu ölçer ve ölçü olarak kabul eder. Sonra her öğrencinin iki kulağını, saati önce kulağının dibine tutarak, sonra yavaş yavaş uzaklaştırmak suretiyle öğrencinin duymadığı yere kadar olan uzaklığı ölçer. Öğretmen kendi kulağını ölçtüğünde bulduğu uzaklıktan saatin sesini duyabilen öğrencileri düzgün kabul eder. Duymayan öğrencileri işaretler. Bunların tıbbi bakımları için çareler arar. Bu deney kesin sonuç vermez. Ama bir kuşku olup olmadığını ortaya çıkarma bakımından  yararlıdır. Bunun güvenilir olması öğretmenin kulağının iyi işittiğinin bilinmesine bağlıdır.

 

DÜZGÜN DUYARLI ÖĞRENCİYLE KIYASLAMA :

Öğretmen işitme duyarlılığı düzgün olduğuna inandığı bir öğrenciyle işitmesinden kuşkulandığı öğrencisini dershanenin bir köşesinde arkaları kendilerine dönük dikiltir. Her iki öğrenciye ellerini arkaya uzatmalarını söyler. Sonra 1 ile 10 arasındaki sayıları, olağan konuşma sesiyle, karışık olarak söyler. Çocuklardan söyleyeceği sayıları parmaklarıyla işaret ederek göstermelerini ister. Böylece bir kaç alıştırma yaptıktan sonra sesin şiddetini giderek azaltır ve sayıları söylemeye devam eder.

Bu tür yoklamalarda, eğer her söyleyişte  düzgün işittiği bilinen çocuk sayıları doğru gösterir, denenen çocuk yanlış işaret ederse onun bir doktor kontrolünden geçmesi gerek demektir. Bu yolun doğruya en yakın sonuç verebilmesi iki koşula bağlıdır. Birisi; düzgün işiten diye kabul edilen çocuğun gerçekten düzgün işitmeye sahip olması, diğeri ; iki çocuğun da birden ona kadar olan sayıları kavramış ve bunları parmakla gösterebilecek düzeyde olmasıdır.

 

ÖĞRETMEN GÖZLEMLERİ :

                Öğretmen yukarıda açıklanan deneyler yanında, gözlem yoluyla da öğrencilerin işitme duyarlılığı hakkında ipucu verebilecek bilgiler toplayabilir.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam100
Toplam Ziyaret641981
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.66256.6892
Euro7.27987.3089
Hava Durumu
Saat